Like most websites we use cookies. If you're happy with that, just carry on as normal - otherwise to find out more click here.
   
İnternette ara:
Kuşlara Yardım Edin!
Kuşlar
Ana sayfa   ›   Leylek
Drukuj
Arkadaşıma gönder

Leylek

 
Leylekler uzun boyunlu, uzun kırmızı bacaklı, kırmızı renkli düz ve sivri gagalı kuşlardır. Kafa, boyun ve gövdeleri beyazdır. Kanadında siyah bir şerit bulunur. Göz kenarlarında sürme gibi görünen küçük siyah bir şerit vardır.
Türkiye’de bu kuşlar insanlar için kutsaldır ve çoğu zaman hacı kuşu olarak da bilinir. Tabii bir de şu ünlü söz var: Leyleği havada görürsen bütün yıl gezersin!
Leyleklerin gagasını birbirine vurarak çıkardığı, iki çubuğun birbirine vurulması sesini andıran, ses oldukça belirgindir ve leylekleri kolaylıkla ayırt etmemizi sağlar. Leylekleri görmenin en kolay yolu yuvalarına bakmaktır.
Leyleklerde erkek ve dişilerin görünüşleri aynıdır ama erkekler dişilerden biraz büyüktürler. Genç leyleklerin gagası gri ve bacakları mat bir kırmızıdır.
Peki leylekler ne yerler? Aslında fazlaca yemek seçmezler. Toprakta yaşayan tüm küçük canlılarla beslenebilirler. Küçük sürüngen ve kemirgenler, solucanlar, kurbağalar, böcek larvaları ise leyleklerin en sevdikleri yiyeceklerdir. Tarım zararlılarını yediği için çiftçi dostudur. Yazın kurak geçtiği zamanlarda daha çok tarım arazilerinde beslenirler. Saban sürme, hasat biçme gibi tarımsal faaliyetlerin yapıldığı dönemlerde belirgin hale gelen çekirge sürüleri leylekleri cezbeder. 
Leyleklerin yuvaları oldukça büyüktür ve yuvalarının altında çoğu zaman söğüt bülbülü gibi küçük kuşlarda kendi yuvalarını yapar ve yuvalar etrafın iyice görülebildiği yüksek yerlerde bulunur. Leylekler eskiden yeryüzünün büyük ormanlık alanlarla kaplı olduğu zamanlarda, ormanlık alanların kıyılarında, göl, dere ve vadi yakınları gibi açık alanlarda yaşarlardı. Alanların azalması ile leylekler konaklayacak açık alanlar aramaya başladılar ve bazen insanların yerleşim yerlerine yakın yalnız bir ağaçta, bazen de çatıların üstünde sap ve sazdan yapılmış, üremek için uygun yuva yerleri keşfettiler. Leylekler yuvalarını orta çağdan beri insanların evlerinin üzerlerine yapmaktadırlar. Köylerimizin en çok bilinen kuşlarındandır. Yuvalar, çatı, hisar, baca, telefon direği, yüksek duvarların üzerinde bulunabilir. Leylekler her sene üremek için ya aynı yuvaya ya da bu yuvanın çok yakınına geri döner. Genç leylekler her zaman doğduğu yuvanın yakınına dönmeye çalışır. Yüzyıllardır kullanılan leylek yuvası bile bulabilirsiniz.
Son yüzyıl içinde ne yazık ki leyleklerin sayısı gittikçe azaldı ve azalmaya devam ediyor. Bunun nedenleri muhtemelen iklim değişikliği, leyleklerin beslendiği sulak alanların kaybolması, yoğun tarım uygulamaları, doğal alanların ve boş arazilerin yok olması gibi nedenlerle beslenme alanları yok olması, çatı malzemelerinin değişmesi, yaşlı ve kurumuş ağaçların kesilmesi, yuvaların bozulması nedeniyle yuvalama alanları yok olması, enerji nakil hatlarından kaynaklanan tehlikeler, yuvaya taşınan çöplerin ayaklarına dolaşması, kimyasal maddelerle zehirlenme, avcılık, ulaşım araçlarının çarpması.. 
Seferihisar’da bir çift kalmıştır.
Leylekler sürüler halinde süzülerek göç ederler. Süzülmeden önce yükseklere çıkmak için de ısındıkça yükselen havanın oluşturduğu akımları kullanırlar. Bu nedenle yalnızca gündüzleri yolculuk yaparlar. 
Isındıkça yükselen hava ile yükseklere çıkmak büyük sürüler halinde göç eden kuşlar için çok daha kolay bir göç yöntemidir. Sürü içerisinden bir kuş sıcak, yükselen hava akımını bulduğunda diğerleri onu izler, ısındıkça yükselen hava ile birlikte yükselirler ve sonra süzülürler.
Osmanlı Dönemi'nde Bursa'da Haffaflar Çarşısı esnafının aylıkla tuttuğu yaşlı bakıcıların her gün sadaka parasıyla işkembe alıp bakıma muhtaç kuşlara dağıtırlarmış. Ayrıca yine o dönemde Bursa'da Vakfı-ı Gureba-i Laklakan adında yaşlı ve sakat leyleklerin göç sırasında veya tüm yıl boyunca bakıldığı Gariban Leylekler Vakfı bulunmaktaydı. Bu dönemde dünyanın hemen hemen hiçbir yerinde doğanın korunması ve kuşlar ile ilgili bir kurum bulunmamasına karşın, Anadolu'da böyle bir kuruluşun bulunması önemlidir. 
Anadolu kültüründe leylek nice söylencelere, öykülere, şiirlere ve manilere konu olmuştur. Avrupa kültüründe olduğu gibi Anadolu kültüründe de bebek getirdiğine inanılır. 
Leyleğin gelişi baharı müjdeler. 
Leyleği havada görenlerin çok gezeceğine inanılır. 
Anadolu'da çatısına leylek konan insanlar yakın zamanda evsahibi olacaklarına inanırlar. 
Tokat civarında Leylek Gilliği denilen taş ekmeği ilkbahar göçünde hazırlanır ve bereket olsun diye leyleklere atılırmış.